5 Aralık 2017 Salı

Kronoloji: Reza Zarrab Vakası


Eski adıyla, Reza Zarrab davasını aylarca mahkeme salonundan takip ettim. Birikimimi interaktif bir zaman çizelgesi olarak sizinle paylaşmak istiyorum: https://www.tiki-toki.com/timeline/entry/953784/The-Reza-Zarrab-Chronology/
3D ve zoom ayarlarıyla oynayıp çizelgeyi Zarrab, Türkiye, İran ve ABD kategorilerine ayırabilirsiniz. Eğer İngilizce okumak istemezseniz Zarrab Vakası'nın gelişimini aşağıdaki kronolojiden de takip edebilirsiniz...
3 Aralık 2011: Reza Zarrab’ın imzası için bir mektup hazırlanır. Mektup dönemin İran Merkez Bankası Başkanı’na hitaben kaleme alınmıştır:
6 Şubat 2013: Washington İran’a yapılan altın ihracatını yasaklar.
15 Haziran 2013: Hasan Ruhani İran cumhurbaşkanı seçilir. 8 yıl süren ve ABD-İran ilişkilerinin gergin seyrettiği Mahmud Ahmadinejad dönemi sona erer
17 Aralık 2013: Reza Zarrab, dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın da aralarında bulunduğu üç bakanın oğulları ve 27 Kasım 2017’ye kadar ABD’deki davada kendisi gibi sanık olan eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan ile birlikte tutuklanır. Türk savcılar Zarrab’ı rüşvet vermek ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmakla suçlar.
25 Aralık 2013: Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının neticesinde dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, İçişleri Bakanı Muammer Güler ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar istifa eder.
28 Şubat 2014: Zarrab salıverilir. Yaklaşık üç yıl sonra serbest kalmak için "kısmen" rüşvet verdiğini itiraf edecektir.
23 Eylül 2014: Hürriyet’in haberine göre, Amerikalı bir federal hakim Zarrab’ın Hotmail hesabı için arama izni verir.
17 Ekim 2014: 17-25 Aralık soruşturmalarıyla ilgili takipsizlik kararı verilir.
21 Haziran 2015: Zarrab Türkiye’de yine ihracat şampiyonu olur. Gerçekleştirdiği altın ihracatı Türkiye’nin cari açığını azaltmasına yardımcı olurken; ödülünü Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi takdim eder.
Temmuz 2015: İran, ABD dahil altı ülkeyle bir nükleer anlaşma imzalar. Ruhani, İran’ın nükleer projelerini yabancıların denetimine açmak karşılığında ambargonun kademeli olarak
kaldırılmasını kabul eder.
15 Aralık 2015: Hürriyet’in haberine göre, Zarrab’ın sanık olarak yer aldığı mühürlü bir iddianame bir ABD mahkemesine sunulur.
6 Mart 2016: Zarrab’ın İran’daki ortağı olduğu iddia edilen Babak Zanjani şirketleri üzerinden İran’a transfer edilmesi gereken milyarlarca dolarlık petrol gelirini zimmetine geçirmek suçundan idama mahkum edilir.
19 Mart 2016: Reza Zarrab ailesiyle birlikte bir Türk Hava Yolları uçağına biner. Zarrab’ın WhatsApp mesajları, ailenin Florida’da bulunan Disney World eğlence parkına seyahat
ettiğine işaret ediyor.
21 Mart 2016: Zarrab Miami’de tutuklanır. İddianamenin mührü açılır. Zarrab İran ambargosunu delmek, kara para aklamak ve dolandırıcılıkla suçlanır. İlk iddianameye göre, Zarrab’ın alabileceği en yüksek hapis cezası 75 yıl.
29 Mart 2016: Cumhurbaşkanı Erdoğan Zarrab’ın tutuklanması hakkında konuşur: “Ülkemizle alakalı bir konu değil. Rıza (Reza) Bey’in avukatları gerekli cevabı vereceklerdir.”
14 Nisan 2016: Reza Zarrab Miami’den yola çıkar.
27 Nisan 2016: New York’ta bulunan bir mahkemede hakkındaki suçlamaları reddeder.
16 Haziran 2016: Zarrab’ın kefalet başvurusu reddedilir. Hakim gerekçeli kararında sanığın kaçma riskini, ulusal güvenlik sorunu teşkil ettiğini ve özel güvenliğin güvenilir olmadığını vurgular.
15 Temmuz 2016: Türkiye’de başarısız darbe girişimi. Cumhurbaşkanı Erdoğan darbe girişiminden Fethullah Gulen’i sorumlu tutar. 
18 Temmuz 2016: Reza Zarrab tarafından mahkemeye sunulan bir mektubu tam 15 savunma avukatı imzalar. Sanığın “rüya [savunma] takımı”nın içinde ABD eski hukuk müşaviri Paul D. Clement ve eski adalet bakan yardımcısı Viet D. Dinh de yerlerini almıştır.
22 Temmuz 2016: Polis Istanbul’da bulunan bir hukuk bürosuna baskın düzenler. Yüksel Karkın Küçük isimli büronun kurucu ortakları Fethullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) üye olmakla suçlanır.
9 Ağustos 2016: New York Times’ın haberine göre, Donald Trump’ın seçim kampanyasında görev alan ve Trump’ın başkan seçilmesiyle ulusal güvenlik danışmanı olan Michael Flynn, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bağlantılı olduğu iddia edilen Inovo isimli şirketle bir Türkiye yanlısı siyasi lobi sözleşmesi imzalar.
30 Ağustos 2016: Zarrab’ın avukat takımı Hakim Richard Berman’ın Gülen Cemaati ile bağlantılı olduğunu iddia ederek reddi hakim talebinde bulunur. Berman 2014 yılında Yüksel Karkın Küçük avukatlık bürosu tarafından Türkiye’de ağırlanmıştı.
15 Eylül 2016: Reza Zarrab cezaevinden yaptığı bir telefon görüşmesinde, "Amerika'da hapishaneden çıkabilmek için işlemediğin bir suçu kabul etmen gerekiyor," der.
21 Eylül 2016: Cumhurbaşkanı Erdoğan zamanın ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ile görüşür. Daha sonra Washington Post yazarı David Ignatius, Erdoğan’ın Biden’dan Zarrab’ın salıverilmesini ve davanın başsavcısı Preet Bharara’nın kovulmasını talep ettiğini yazar.
“Neticede bizim vatandaşımız olduğu için hukukunu aramak zorundayız.” Cumhurbaşkanı, Başkan Yardımcısı Biden’a davadan bahsettiğini doğrular.
29 Eylül 2016: Hakim Berman, Zarrab’ın New York’taki ilk duruşmasından itibaren dört ay geçtiğini vurgulayarak reddi hakim talebini reddeder.
17 Ekim 2016: Hakim iddianamenin reddedilmesi talebini geri çevirir. Savunma makamının ana tezi iddianamede yer alan ambargo ile ilgili suçlamaların ABD yargısının yetki alanına
girmediğiydi.
9 Kasım 2016: Donald J. Trump ABD başkanlık seçimini kazanır.
20 Kasım 2016: Zarrab anne ve babasıyla telefonda konuşur. Bir tutuklu değişim anlaşmasının bahsi geçer. Altı kişiye karşı dört kişi verileceğinden konuşulur.
21 Kasım 2016: Cezaevinden yaptığı telefon görüşmesinde Zarrab, Büyükelçi'nin (?) "Reza'yı almak için geldim," demesini ister.
13 Şubat 2017: Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn istifa eder.
24 Şubat 2017 sonrası: Cumhurbaşkanı Erdoğan eski New York Belediye Başkanı ve Başkan Trump’ın dostu Rudolph Giuliani ile Türkiye’de görüşür. Daha sonra, dava belgelerinde Giuliani’nin Zarrab davasına diplomatik bir çözüm aradığı yer alacaktır.
11 Mart 2017: Başkan Trump Zarrab davasından sorumlu başsavcı Preet Bharara’yı kovar.
27 Mart 2017: O dönemde Halkbank’ın uluslararası bankacılıktan sorumlu genel müdür yardımcısı olan Mehmet Hakan Atilla New York’ta tutuklanır. Başsavcılık Atilla’yı Zarrab’ın ambargo delmeye yönelik planlarına yardımcı olmakla suçluyor.
Rudolph Giuliani, Zarrab’ın avukat takımına resmen katılır.
29 Mart 2017: Reuters’ın haberine göre, Atilla’nın tutuklanmasının ardından, Halkbank hisseleri tarihinin en büyük bir günlük düşüşünü yaşar.
16 Mayıs 2017: İlk yüz yüze görüşmelerinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’a Zarrab meselesini açar.
6 Eylül 2017: Dördüncü iddianame mahkemeye sunulur. Ekonomi Eski Bakanı Zafer Çağlayan ve Eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan sanık olarak iddianameye eklenmiştir.
30 Ekim 2017: Zarrab’ın avukatları istenilen belgeleri mahkemeye teslim etmemeye başlar.
Atilla’nın avukatı, müvekkilinin jürili duruşmaya katılan tek sanık olabileceğini söyler.
8 Kasım 2017: Federal Cezaevleri Bürosu’nun internet sitesi Zarrab’ın bu tarihte salıverildiğini gösterir.
16 Kasım 2017: Zarrab veya herhangi bir avukatı jüri karşısına çıkmadan önceki son duruşmasına katılmaz.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yaptığı yönetmelik değişikliği ile bir bankanın dağılmadan malvarlığını devredebilmesinin önünü açar. BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben, “Son düzenlemenin Halkbank ile ilgisi yok,” der.
18 Kasım 2017: Türkiye’de Eski Başsavcı Bharara ve ondan geçici olarak görevi devir alan Joon H. Kim hakkında soruşturma başlatılır.
27 Kasım 2017: Jüri seçimi başlar. Reuters’ın haberine göre, Hakim Berman jüri adaylarına Mehmet Hakan Atilla’nın duruşmada bulunan tek sanık olacağını söyler. Davanın adı "ABD, Mehmet Hakan Atilla'ya Karşı" olarak değiştirilir. Zarrab ve Atilla dışındaki 7 sanığın akıbeti belirsiz.
28 Kasım 2017: Jurili duruşmanın ilk günü. Atilla eski Halkbank genel müdürü ve eski patronu Süleyman Aslan'ı "utanmadan" Zarrab'dan rüşvet almakla suçlar. Savcılar en önemli tanıklarının Reza Zarrab olduğunu açıklar.
29 Kasım 2017: Zarrab tanık kürsüsüne oturur. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'a Halkbank'ı ambargo delme planına dahil etmesi karşılığında 50 milyon doların üzerinde rüşvet verdiğini söyler. Ayrıca Zarrab, avukatlarının Türkiye ile ABD arasında bir tutuklu değişim anlaşması ayarlayabileceğini umduğunu belirtir.
30 Kasım 2017: Zarrab'ın tanık kürsüsünde ikinci günü. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Ziraat Bankası ve VakıfBank'ın İran ile ilgili para transferlerinde kullanılmasına onay verdiğini Zafer Çağlayan'dan duyduğunu söyler. Zarrab, daha önce ambargo konusunda Halkbank'taki en bilgili kişi olduğunu belirttiği Atilla'nın, patronunun zoruyla ambargo delme planına dahil olduğunu ve hiçbir zaman rüşvet istemediğini ekler.
1 Aralık 2017: Başbakan Binali Yıldırım, Zarrab'ın tanık olarak güvenilirliğini sorgular ve "İnşallah içinde bulunduğu bu yanlıştan döner," der. Başbakan davanın amacının "Türk ekonomisini sıkıştırmak" olduğunu söyler. 
Reza Zarrab ve 20 yakınının Türkiye'deki malvarlıklarına el konur. Malvarlığına el konulanlar listesine Zarrab'ın beş yaşındaki kızı da dahil edilmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sevilenler