13 Mayıs 2015 Çarşamba

Adalet Soma'ya uğrar mı?



http://www.sendika.org/2015/04/somada-muhendisler-patronu-akliyor/

Bakan Taner Yıldız, “İster kamu isterse özel sektör olsun; ucu nereye dayanıyor olursa olsun, bununla ilgili soruşturmalar…. yapılacaktır” demişti...
 
Soma Faciası’nın ardından soruşturma başlatıldı ama ilk davanın görülmesi neredeyse yıl dönümünü buldu. Kasım ayında Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianame reddedilmişti. Ana gerekçe şüpheliler ve suç arasındaki bağlantının net bir şekilde kurulmamış olmasıydı.

Savcı Koray Keskin iddianamedeki eksikleri yaklaşık 3 ayda tamamladı. Böylece duruşmaların önünde bir engel kalmamış oldu.

Soma Davası'nın ilk duruşması 13 Nisan'da gerçekleşti. Davada, Soma Kömür İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan dahil, 8 sanık tutuklu, 37 sanık ise tutuksuz olarak yargılanıyor. Maden denetimlerini gerçekleştiren kamu görevlileri ise iddianamede yer almıyor.

Tutuklular 301 kez olası kastla öldürme iddiası ve 20-25 yıl arasında hapis cezası istemiyle yargılanıyor. İddianamede yer alan bilirkişi raporuna göre, şirket yöneticileri, iş güvenliği uzmanları ve denetimden sorumlu kamu görevlileri kusurlu. Raporda öne çıkan bazı kusurlar şöyle:
  • Sensörlerdeki farklılıklar dikkate alınmadı;
  • Havalandırma sistemi ocağa uygun yapılmadı;
  • Madenin tesisatı uygun değildi;
  • Gaz maskelerinin kontrolleri yapılmamıştı;
  • Üretim zorlaması tehlikeli çalışma koşulları oluşturdu.

İlk duruşmada tutuklu sanıklar can güvenliği gerekçesiyle salona getirilmemişti. Acılı aileler buna tepki gösterdi. Hakim onların da salona getirilmesine karar verdi ve duruşmayı 2 gün erteledi.

Soma Davası’nda 2 hafta geride kaldı. Delilleri kararttığı iddia edilen sanıkların da tutuklanması talep edildi. Aileler kamu görevlilerinin de yargılanmasını istedi. Ara karar verilmesi beklenen bir sonraki duruşma 15 Haziran'da gerçekleşecek. “Ucu kamuya” da dokunan davadan gerçek anlamda adalet beklemiyorum…

9 Mayıs 2015 Cumartesi

Soma'yı Unutmamak


13 Mayıs Soma Faciası’nın yıl dönümü... Facianın üzerinden 1 yıl dahi geçmeden, toplumun önemli bir bölümü Soma'da yaşananları hatırlamakta zorlanmaya başladı bile. Gelin Manisa'nın o kömür karasına bürünmüş, kederli ilçesine gidelim; gelin Soma'da olanları hiç unutmamak üzere hatırlayalım.


Kimisi kızını evlendirebilmek, kimisi ise ev alabilmek için madene girmişti...

Kimisi ikiz kardeşiyle madende mahsur kaldı...

Kimisi ise ölümden kıl payı kurtulduktan sonra dahi madenci çizmesini çıkartacak kadar düşünceliydi...

Soma’nın maden işçileri, iş güvenliğinin önemini Türkiye’nin bilincine kazıdı fakat bunun bedeli çok ama çok ağır oldu.

Tarih: 13 Mayıs 2014... Yer: Manisa ili, Soma ilçesi, Eynez mevkii... Saatler 15:00'ı gösterdiği sırada, Soma Holding'e ait kömür ocağında yangın çıktı.  Zehirli karbon monoksit gazı temiz hava girişine ulaştı. Yangın, kömür nakil bantlarından ilerlemeye başladı. Su ile soğutma çalışmaları daha da fazla zehirli gazin ortaya çıkmasına sebep oldu. Yoğun duman ocağın derinliklerine kadar indi ve işçiler madene hapsoldu.

Arama kurtarma ekipleri ve devlet yetkilileri olay yerine akın etti. İşçi yakınları iş güvenliğinin sağlanmamasından devleti de sorumlu tutuyordu. Tepkilere Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel'in tekmeyle karşılık verdi.

Kurtarma çalışmaları 5 gün sürdü. Kurtarılan madenciler dışarıda bekleyenlere buruk bir sevinç yaşattı.162 kişi yaralı olarak kurtuldu. Maden tam 301 işçiye mezar oldu. Ana ölüm sebebi karbon monoksit zehirlenmesiydi. Hayatını kaybedenlerin en genci yalnızca 18 yaşındaydı.


Soma Faciası Türkiye’nin en büyük maden kazası. O madende yaşananlar Türkiye tarihine sürülmüş koskocaman, kömür karası bir leke. Arkadaşlarını, eşlerini, babalarını kaybeden Somalıların amacı o lekeyi silmek değil. Aksine, o lekeyi daha da görünür kılmak... Unutulmasına izin vermeyerek şehitlerinin hakkını aramak...

Sevilenler