19 Ekim 2014 Pazar

Kobani: Kanlı Maçın Stadyumu



Kameraman arkadaşım Selim Türk ve mihmandar abimiz Mustafa İritaş ile birlikte 12 gün boyunca Suruç’taydım. Suruç’tan, bir ayı aşkın zamandır devam eden Kobani Savaşı’nı yakından takip etme fırsatım oldu…
Her günümüz neredeyse aynı şekilde geçiyordu… 6’da uyan; 8’de ilk canlı yayınını yap; 10’da bir yayın daha yap; çelik yeleğini ve miğferini tak; Kobani’ye birkaç yüz metre kadar yaklaş; oradan patlamaları göstererek bir yayın yap; bir haber hazırlamak için hastaneye git; Anahaber yayınını yap; kebap ye; yat.
Günler nasıl benim için rutin bir hal almışsa Kobani’nin durumu da benzerdi. Kobani’de sabahları sakin geçiyordu fakat öğle namazından sonra havan toplarının ve çatışma seslerinin ardı arkası kesilmiyordu. Tabi Uluslararası Koalisyon’un hava saldırıları da cabası. Saatler 15:00’ı gösterdiğinde Kobani dumana boğuluyordu. Ben de olan biteni, halkla beraber, sınıra yakın bir tepeden dürbünle takip ediyordum. Kanlı bir futbol maçı izlermişçesine…
Bir jet sesi duyulduktan sonra eğer büyük bir patlama gerçekleşirse köylüler alkış tutmaya başlıyordu. “Biji Obama!” (Yaşa Obama) diye bağırıyorlardı. Aslında tezahüratta haklıydılar. Eğer Obama liderliğindeki Uluslararası Koalisyon bombardımanı olmasa Kobani çoktan düşmüştü.
Öte yandan, savaş günlerini karşılaştırdığımızda hava bombardımanın belirleyici olmadığı anlaşılıyordu. Hava saldırısı ikmal yollarını vurduktan sonra IŞİD geri çekiliyor; saatler sonra da bomba yüklü araçlarla geri dönüyordu. IŞİD, Uluslararası Koalisyon’un hava saldırısı golüne, havanla karşılık veriyordu. 12 gün böyle, karşılıklı “gollerle” geçti. Kobani adına hiçbir şey değişmedi. Artan ölü ve yaralı sayısı dışında…
Kobani Savaşı yaklaşık 200 bin kişiyi evinden etti, 500 kişi öldü, yaklaşık 802 yaralı Türkiye’ye tedavi için getirildi. Bu rakamların artmaya devam etmemesi için hava destekli bir kara operasyonu şart.
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Peşmerge’yi Kobani’ye gönderemeyeceğini açıkça belli etti. Barzani haklı. Onlar da IŞİD belasını Kuzey Irak’ta enselerinde hissediyor. Peşmerge’nin topraklarını savunmak için Irak’ta kalması gerekiyor.
Başbakan Davutoğlu her ne kadar, neredeyse tüm Türkiye-Suriye sınırını kapsayan bir Güvenli Bölge haritası açıklamış olsa da, bunu Türkiye’nin tek başına gerçekleştirmesi gerçekçi bulunmuyor. Bu kanlı futbol maçının son düdüğünü çalmak Uluslararası Koalisyon’un lideri Barack Obama’ya düşüyor ancak Obama kara operasyonuna sıcak bakmıyor. “Biji Obama” tezahüratına layık olabilmek için Obama’nın elini taşın altına koyması gerekiyor...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sevilenler